AKCİĞER İĞNE BİYOPSİSİ

Akciğer nodülü akciğerin içine yerleşmiş anormal bir dokudur. Genellikle ağrıya veya kan tükürmeye neden olmadan önce akciğer filminde veya tomografisinde fark edilir. Tomografide saptansa bile çoğu zaman tomografi veya diğer görüntüleme yöntemleri ile iyi mi yoksa kötü huylu mu olduğu belirlenemez. Bu nedenle iğne biyopsisi yapılması gerekir. Hücreleri çektiğimiz ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılabileceği gibi çok ince doku parçası aldığımız iğne biyopsileride yapabiliyoruz. Bütün biyopsilerde olduğu gibi hastalarımıza rahatlatıcı ilaçlar ve lokal anestezi vererek

işlemi gerçekleştiriyoruz. Bu sayede siz ağrısız konforlu bir işlem geçiriyorsunuz. Girişimsel radyoloji ünitemizdeki tüm biyopsilerde olduğu gibi görerek biyopsiler yapıyoruz. Akciğer biyopsisinde de iğnemizi genellikle tomografi cihazında görerek nodüle ilerletiyoruz. Akciğerdeki kitle ultrason ile görülebilecek özellikteyse bazen ultrason kılavuzluğunda da biyopsi yapabiliyoruz. Gerek BT gerekse ultrasonla görerek girdiğimiz için tümörün canlı bölgesine giriyoruz ve buda tanı konma oranlarımızı arttırıyor.

Akciğer nodülleri dışında tedaviye dirençli fokal akciğer enfeksiyonlarının, plevral kitle, kalınlaşma ve plevral sıvıların, göğüs duvarı kitleleri ve litik kaburga lezyonların, mediastinal ve hiler kitleler ile lenfadenopati değerlendirilmesi içinde biyopsi yapılmaktadır.

İletişim kurulamayan hastalar, inatçı öksürüğü olup işlem sırasında duramayacak hastalarda, kanama yatkınlığı ( INR> 1.3, trombosit sayısı <50,000 / µL) düzeltilemeyen hastalarda, bir akciğeri alınmış (pnömonektomi) veya akciğer fonksiyonlarında ciddi kısıtlılık olan hastalarda, şiddetli büllöz amfizemi olan, pulmoner arteriyovenöz malformasyon, pulmoner arteriyel hipertansiyon (özellikle santral yerleşimli bir lezyonun biyopsisi düşünülüyor ise), pozitif basınçlı ventilasyondaki hastalarda biyopsi yapılmamalıdır. Biyopsiden en az 5 gün önce öncesi aspirin alımını durduruyoruz. İşlemden en az 2 gün önce diğer nonsteroid antiinflamatuar ilaçları kesiliyoruz. Oral antikoagulan (warfarin(coumadin)) kullanan hastalar 2-3 gün için heparin kullanımına geçmeli ve buda işlemden birkaç saat önce kesilmelidir. Biyopsiden 6 saat önce agızdan katı ve sıvı gıda alımını kesiyoruz, ancak günlük kulladığınız ilaçlarınızı sabah kalktığınızda az bir su ile içebilirsiniz. Biyopsi öncesi hastamızın tüm filmlerini değerlendirip uygun biyopsi şeklini, yolunu, iğnesini seçiyoruz. Elinizde varsa özellikle PET görüntüleri inceleyerek biyopsinin daha iyi sonuç vereceği canlı doku alanlarına yönleniyoruz.

Hastamızı genellikle tomografi masasına kitleye en kolay ulaşabileceğimiz şekilde yüzüstü, yan veya sırtüstü olarak yatırıyoruz. Tomografi ile görüntüler alarak hem kitlenin boyutlarını tekrar değerlendiriyoruz, mesela küçülen bir kitlede biyopsiden vazgeçebiliyoruz hem de kitlenin yerini işaretliyoruz. Lokal anestezi ve damardan verilen gevşetici ilaçlar sayesinde hastamız ağrısız çok rahat bir işlem geçirmektedir. Biyopsi sırasında özellikle iğne içerdeyken öksürmemenizi öneriyor ve BT cihaz ile görerek iğnemizi nodül içine yerleştiriyoruz.

Özellikle akciğer biyopsilerinde akciğer zarını 1 kere delmek için kullandığımız biyopsi iğneleri dış iğne ve onun içinden geçirilen daha ince iç iğne sisteminden oluşur. Bu şekilde daha fazla numune elde etmek için akciğer zarı bir kez delinmiş olur. Ayrıca bu sayede işlem sonrası akciğer zarları arasına hava kaçması gibi bir durum olduğunda dış iğneyi dışarı çıkartmadan dış iğneden tüm havayı boşalttığımız ve tüp takılmadan biyopsi işlemi atlatan birçok hastamız olmuştur.

Kontrol tomografi çekimleriyle kanama veya akciğer zarları arasına hava kaçması gibi istenmeyen durumlar oluşmadığından emin olunduktan sonra biyopsi işlemine son veriyoruz. İğne çıkartıldıktan sonra yapılan küçük bandaj 24 saat sonra çıkartılabilir ve rahatlıkla duş alabilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi biyopsi hastalarının yaklaşık %20’sinde akciğer zarları arasına hava kaçması görülebilir. Ancak tüp takılıp bu havanın boşaltılması gereken durumlar %5 den azdır. Kanam ve kanlı balgam daha az oranda ortaya çıkar ve genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden durur.

Akciğer biyopsisi sonrası bu nadir görülen riskler nedeniyle hastamızın güvende olması amacıyla genelde 1 gece hastanede kalmanızı öneriyoruz. Bu sırada tansiyon, nabız ve solunumunuz ölçülmekte olası bir kanama veya akciğer zarları arasına hava kaçışı erken tespit edilmektedir. Aynı amaçla gerekirse kan tahlilleri veya akciğer filmi çekilebilmektedir. Biyopsiden 2 saat sonra her şey yolunda ise yemek yemenize izin veriyoruz.

Akciğer hastalıklarında hızlı ve kesin tanı



Copyright © 2016 Seta Ajans. All Rights Reserved.

Back to top